İçeriğe geç

Deprem ve yapı güvenliği · Tokat

Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (2018) yeni binalarda neyi değiştirdi?

Yeni binalar artık il bazlı deprem bölgesine göre değil, arsanın konumuna ve zeminine göre hesaplanıyor; beton ve demir şartları da sıkılaştı.

KTC Yapı İnşaat · · 5 dk okuma · Ev sahipleri için

En büyük değişiklik, deprem yükünün artık il ya da ilçe bazındaki bir “deprem bölgesi”ne göre değil, arsanın koordinatına ve altındaki zemine göre hesaplanmasıdır. 2018’de yayımlanıp 1 Ocak 2019’da yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği, binaları kullanım amacına ve yüksekliğine göre sınıflara ayırdı, beton ve donatı şartlarını sıkılaştırdı, zemin bilgisini hesabın merkezine koydu. Bugün ruhsat alan her yeni bina bu kurallara göre projelendirilir; ama kâğıttaki kuralın sahaya ne kadar yansıdığı, uygulamanın denetimine bağlıdır.

Haritadaki renkten arsanın koordinatına

Eski sistemde Türkiye birinci dereceden beşinci dereceye kadar bölgelere ayrılmıştı. Aynı ilçedeki bütün arsalar aynı değerle hesaplanırdı. Yeni yönetmelikle birlikte AFAD’ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası devreye girdi. Bu harita, her konum için ayrı yer hareketi değerleri verir.

Yönetmelik ayrıca dört farklı deprem yer hareketi düzeyi tanımlar: çok seyrek görülen çok büyük depremden, binanın ömrü boyunca birkaç kez yaşayabileceği hafif sarsıntılara kadar. Hangi düzeyin hangi bina için kontrol edileceği, binanın türüne ve yüksekliğine bağlıdır. Sıradan konutlarda hedef, seyrek görülen büyük bir depremde hasarın kontrollü kalması ve can güvenliğinin korunmasıdır; yüksek binalarda daha sık görülen depremler için ayrıca kontrol yapılır.

Pratikte bu, aynı projenin iki farklı köyde birebir kullanılamayacağı anlamına gelir. Arsa değişince hesap da değişir. Eski bölge haritası geniş alanları tek bir renge boyuyordu; fay hattına çok yakın bir arsa ile ondan uzaktaki bir arsa aynı kabul edilebiliyordu. Yeni yaklaşım bu kaba ayrımı ortadan kaldırdı ve mühendise daha gerçekçi bir başlangıç verdi.

Binalar artık sınıflara ayrılıyor

Yönetmelik her binayı üç açıdan sınıflandırır. Bu sınıflar, hangi hesap yönteminin ve hangi kuralların uygulanacağını belirler.

  • Bina kullanım sınıfı: Hastane, okul, yurt gibi depremden sonra da kullanılması gereken ya da kalabalık binalar daha yüksek güvenlikle tasarlanır. Konutlar normal sınıftadır.
  • Bina yükseklik sınıfı: Bina yükseldikçe hesap daha ayrıntılı hale gelir. Çok yüksek binalarda performansa dayalı tasarım gerekir.
  • Deprem tasarım sınıfı: Arsanın deprem tehlikesi ile binanın kullanım sınıfının birleşimidir. Tehlike yüksekse bazı taşıyıcı sistemlere ve yüksekliklere sınır getirilir.

Bir konut sahibi için bunların ayrıntısını bilmek gerekmez. Bilmeniz gereken, statik projenin bu sınıfları arsanıza göre belirlemiş olması ve hesap raporunda bunların yazmasıdır.

Beton, demir ve detaylarda sıkılaşan kurallar

Yeni yönetmelikle betonarme binalarda kullanılabilecek en düşük beton sınıfı C25 oldu; önceki yönetmelik C20’ye izin veriyordu. Donatı olarak kural şu: nervürlü ve sünek B420C ya da B500C sınıfı çelik. Eski binalarda sık görülen düz yüzeyli demir, taşıyıcı ana donatı olarak artık yerini nervürlü çeliğe bırakmıştır.

Bunlara ek olarak, önceki yönetmeliklerden gelen pek çok kural korunup ayrıntılandırıldı:

  • Kolonların kirişlerden güçlü olması, böylece depremde önce kirişlerin kontrollü biçimde hasar alması,
  • Kolon ve kiriş uçlarında etriyelerin sıklaştırılması ve uçlarının 135 derecelik kancayla kapatılması,
  • Kısa kolon, yumuşak kat ve aşırı plan düzensizliği gibi zayıflıklardan kaçınılması.

Yönetmelik ayrıca çelik, prefabrik, yığma ve ahşap binalar için ayrı bölümler ve mevcut binaların değerlendirilmesi için ayrıntılı bir bölüm içerir. Güçlendirme ve riskli yapı incelemeleri de bu bölüme göre yapılır.

Zemin artık hesabın bir parçası

Yönetmelik, zemini sağlamdan zayıfa doğru sınıflara ayırır ve deprem yükünü bu sınıfa göre büyütür ya da küçültür. Yumuşak zemin depremi büyütür; bu yüzden aynı bina, kaya üzerinde ve alüvyon üzerinde farklı hesaplanır. Sıvılaşma ihtimali olan ya da çok zayıf zeminlerde sahaya özel ek incelemeler gerekir.

Bu yüzden zemin etüdü bir formalite değildir. Sondajı gerçekten yapılmamış, komşu arsanın raporundan kopyalanmış bir etüt, özenle hesaplanmış bir projeyi bile yanlış temele oturtur.

Tokat’ta yönetmeliğin pratikteki anlamı

Fayın geçtiği Kelkit vadisinde ve Yeşilırmak ile Kelkit’in alüvyon tabanlarında, harita değerleri ve zemin sınıfı tasarımı belirgin şekilde etkileyebilir. Arsanızın değerlerini AFAD’ın haritasına konumu girerek görebilirsiniz; yorumunu ise projeyi çizen inşaat mühendisine bırakın.

Köylerde durum biraz farklıdır. Ruhsatı belediyeden ya da il özel idaresinden almanız fark etmez: mühendislik projesi yapılan her yeni bina bu yönetmeliğe göre hesaplanır. Köy yerleşik alanında yapı ruhsatı aranmayan durumlarda bile fen, sağlık ve deprem kurallarına uyma yükümlülüğü sürer. Ama projesiz, ustanın tecrübesiyle yapılan bir köy evinde yönetmelik kâğıt üzerinde bile yer almaz. Bu yüzden “köyde kimse proje yaptırmıyor” düşüncesi, en pahalı tasarruflardan biridir.

Bir başka yanılgı da “2019’dan sonra yapıldıysa sağlamdır” düşüncesidir. Yönetmelik doğru projeyi tarif eder; beton dökülürken su katılması, etriyenin eksik bağlanması ya da proje dışı bir kat, o projeyi sahada boşa çıkarabilir. Yapı denetimi ve işin başındaki şantiye şefi bu yüzden önemlidir.

Eski binam şimdi kurallara aykırı mı sayılıyor

Hayır, yeni yönetmelik eski binaları kendiliğinden kaçak ya da çürük yapmaz. 2019’dan önce ruhsat alıp o günün kurallarına göre yapılan bir bina, yapıldığı dönemin yönetmeliğine tabidir. Ama bu binanın bugünkü bilgiyle ne kadar güvenli olduğu ayrı bir sorudur. Bir binayı güçlendirmek, kat eklemek ya da riskli yapı tespiti yaptırmak istediğinizde değerlendirme, yeni yönetmeliğin mevcut binalar bölümüne göre yapılır. Eski bir binaya kat çıkmayı düşünüyorsanız bunu bilmek önemlidir: ek katın hesabı, alttaki eski katların da bugünkü kurallarla yeniden kontrol edilmesini gerektirebilir. Ayrıntılar için binam depreme dayanıklı mı yazısına bakabilirsiniz.

Projenizi sorgularken kontrol listesi

  • Statik hesap raporunda hangi yönetmeliğin esas alındığını ve arsanızın koordinatlarının kullanıldığını sorun.
  • Zemin etüdünün sizin arsanızda yapılan sondaja dayandığını, raporda sondaj yerlerinin gösterildiğini kontrol edin.
  • Beton irsaliyesinde projedeki sınıfın yazdığına, döküm günü numune alındığına bakın.
  • Demirlerin etiketinde B420C ya da B500C sınıfını görün; düz demir kullanılmasına izin vermeyin.
  • Projedeki kolon ve perde yerlerinin, mimari değişikliklerle sahada kaydırılmadığından emin olun.
  • Hazır bir tip projeyi “aynısını yapalım” diye başka bir arsaya taşımayın; hesap arsaya göre yenilenmelidir.